Skip to main content

Google’ın yapay zeka laboratuvarı DeepMind tarafından geliştirilen yeni bir yapay zeka modeli, antik Latince yazıtların okunması ve yorumlanmasında tarihçilere büyük destek sağlıyor. Aeneas adı verilen bu model, Roma İmparatorluğu dönemine ait taş, seramik ve diğer yüzeyler üzerine kazınmış on binlerce Latince metni analiz ederek, geçmişin gizemlerini aydınlatmaya yardımcı oluyor. Model, hem eksik bölümleri tamamlayabiliyor hem de yazıların tarihsel bağlamını anlamada yüksek doğrulukla tahminlerde bulunabiliyor.

Aeneas, antik yazıtlar üzerine çalışan epigrafların yıllardır karşılaştığı en büyük sorunlardan biri olan eksik veya zarar görmüş metinlerin okunması problemini çözmeye odaklanıyor. Model, çeşitli müzelerde ve arkeolojik kazılarda bulunan yazıtları dijitalleştiren ve bunları birleştirerek bir veri seti oluşturan tarihçilerle iş birliği içinde geliştirildi. DeepMind, bu yapay zekayı geliştirirken, Avrupa genelindeki epigrafik veri tabanlarından yararlandı. Toplamda 50.000’den fazla yazıt örneği modelin eğitilmesinde kullanıldı.

Aeneas’ın en dikkat çeken yönü, hem metin tamamlama hem de tarihlendirme yetenekleri. Model, parçalanmış veya eksik kalmış yazıtların muhtemel eksik bölümlerini bağlamsal olarak tamamlayabiliyor. Ayrıca yazıtların hangi yüzyıla ait olabileceği, hangi bölgeden geldiği ve ne tür bir içerik taşıdığına dair tahminlerde bulunuyor. Yapılan testlerde, Aeneas’ın eksik metinleri tamamlama konusunda yüzde 80 doğruluk oranına ulaştığı bildirildi. Geleneksel yöntemlerle bu oran yüzde 25 civarındaydı.

DeepMind araştırmacıları, bu yapay zekanın yalnızca yazıtları okumada değil, aynı zamanda tarihsel analizlerde de devrim yaratabileceğini belirtiyor. Latince yazıtlar, Roma dönemi toplumsal yapısından dini pratiklere, yasal düzenlemelerden ticari faaliyetlere kadar birçok konuda bilgi içeriyor. Ancak bu yazıtların büyük kısmı zaman içinde zarar görmüş durumda. Aeneas, bu metinleri daha eksiksiz hale getirerek tarihçilerin daha güvenilir analizler yapmasını mümkün kılıyor.

Modelin geliştirilmesinde katkı sağlayan Oxford Üniversitesi’nden tarihçi and epigraf uzmanı Charles Crowther, “Bu araç sayesinde daha önce yorumlayamadığımız birçok metne yeni bir bakış açısıyla yaklaşabiliyoruz,” diyor. Crowther’a göre, Aeneas yalnızca metinleri çözmekle kalmıyor, aynı zamanda hangi yazıtların hangi döneme ait olduğunu tahmin etmede de oldukça başarılı. Bu da tarihsel süreçlerin daha net haritalandırılmasına yardımcı oluyor.

DeepMind, Aeneas’ın açık kaynaklı bir platform olarak sunulmadığını, ancak akademik iş birliklerine açık olduğunu belirtti. Şirket, modelin ticari amaçlarla kullanılmasını şu an için düşünmediklerini, ancak üniversiteler ve araştırma merkezleriyle iş birliği içinde daha fazla yazıtın çözülmesine katkıda bulunmayı planladıklarını ifade etti. Ayrıca, Aeneas’ın ilerleyen dönemlerde Yunanca gibi diğer antik diller için de uyarlanabileceği belirtiliyor.

Bu gelişme, yapay zekanın beşeri bilimler üzerindeki etkisini gösteren en somut örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Antik dillerin çözülmesi gibi uzmanlık isteyen ve zaman alıcı süreçler, AI desteğiyle çok daha hızlı ve verimli hale geliyor. Aeneas, sadece geçmişi anlamakla kalmıyor, aynı zamanda teknolojinin tarih bilimiyle nasıl entegre edilebileceğini de ortaya koyuyor.

Kaynak: https://www.technologyreview.com/2025/07/23/1120574/deepmind-ai-aeneas-helps-historians-interpret-latin-inscriptions/